dundar_004.jpg

Anasayfa
Hizmetlerimiz
Diş İmplantları
Dişler ve Estetik
Fotograflar
Oral Hijyen
Dişlerimiz
Sağlık Turizimi
Adres Kroki

Hizmetlerimiz


Tedavi Hizmetlerimiz

total1.jpg

Genel Diş Hekimliği Uygulamaları
Kuron - köprü protezleri
Klasik hareketli protezler ve kombine hassas tutuculu protezler
Ağız kokusu tedavisi (halitosis)
Tedavi Hizmetlerimiz / Protetik Diş Tedavisi(Protez)
Dişlerin şekillerinde, yapılarında, renklerinde ve pozisyonlarında meydana gelen bozukluklar, estetik sorunlara yol açabilir. Dişi zayıflatan aşırı gelişmiş bir caries(çürük) veya dişe gelen bir darbe nedeni ile dişte oluşan madde kaybı, dolgu ile tedavi edilemeyebilir. Gelişimsel olarak dişin sürmemesi veya tıbbi nedenlerle dişin çekilmiş olması, ağızda dişsiz boşluklar meydana getirir. Bu boş alanlar, estetik bozuklukların yanısıra,
Yemek yeme zorluğu
Konuşma bozukluğu(harfleri doğru söyleyememe)
Psikolojik problemler(utangaçlık, kendine olan güvenin kaybolması, gülmemeye çalışma)
Ağız sağlığının daha da bozulması(dişlerin konum değiştirmesi, aşınması, çürümesi vb.)
Çene ekleminde ağrı, ses ve hareket bozukluğu(Temporo-mandibuler eklem rahatsızlığı)
Genel sağlık(yiyecekleri öğütme fonksiyonunun yeterince iyi yapılamaması sonucunda oluşan mide hastalıkları ve beslenme eksikliği) sorunlarına da yol açmaktadır.

Protetik diş tedavisi,
kişinin estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını, tedavi ve rehabilite etmek arayışına cevap veren, sağlık yanında sanatı da içeren bir diş hekimliği dalıdır.

Hareketli Protezler
Dayanak dişlerin gelecek yükü kaldıramayacağı, geniş diş eksikliği içeren durumlarda ya da diş ile sonlanmayan eksik diş alanları olduğunda hareketli protezler uygulanır. Ağızda dayanak olarak alınacak diş varsa bölümlü protez, hiç dişi kalmamışsa, doku yüzeyine oturuyorsa total protez diye adlandırılır. Bölümlü protez, diş ve doku destekli protetik uygulamalardır. Diş desteği için, dişin dişetine yakın bombeli alan altında kalan kısmına, kroşe diye adlandırılan uclar gelerek tutuculuk sağlanır. Doku desteğini protezin oturduğu doku yüzeyi sağlar. Böylece kuvvet diş ve dokuya dağıtılmış olur.

Bölümlü Hareketli Protezler
Dayanak yükü dişlerin gelecek yükü kaldıramayacağı, geniş diş eksikliği içeren durumlarda ya da diş ile sonlanmayan eksik diş alanları olduğunda Bölümlü Hareketli Protezler uygulanır. Diş ve doku destekli protetik uygulamalardır. Diş desteği için, dişin dişetine yakın bombeli alan altında kalan kısmına, kroşe diye adlandırılan uclar gelerek tutuculuk sağlanır. Doku desteğini protezin oturduğu doku yüzeyi sağlar. Böylece kuvvet, diş ve dokuya dağıtılmış olur.

Hassas Tutuculu Protezler
Hareketli bölümlü protezlerdeki kroşeler özellikle ön dişlerde estetik rahatsızlık yaratabilir. Ayrıca dişeti sağlığı yetersiz olan dişlere kroşe ile uygulanacak kuvvet dişin kaybedilmesine neden olabilir. Bu durumlarda bir tek dişe gelecek kuvvet, kronlarla dişlerin birbirlerine bağlanması ile dağıtılabilir. Metal kroşeler çevreledikleri sağlıklı dişlerde hasara ve aşınmaya neden olabilir. Hassas tutuculu protezler dişsiz boşlukların hareketli protezle desteklendiği, ağızda mevcut dişlerin, şekil, renk ve pozisyon bozukluklarının da sabit protezlerde düzeltildiği kombine bir protez türüdür. Dayanak olarak kullanılacak dişler prepare edilir. Sabit kronlar yapılırken dişsiz alana yakın olan kısımlarına da hassas tutucu adı verilen hazır malzemeler konulur. Böylece kron üzerine gelen estetik olmayan kroşe yerine ağızda görülmeyen estetiği bozmayan tutuculuk sistemi sağlanmış olur.

Sabit Protez
Dişte yapılan preperasyon sonrası alınan ölçülerden elde edilen modeller üzerinde hazırlanan yapıların, ağıza uyumlanarak, dişin üzerinde sabit olarak kalacak şekilde yapıştırılması ile oluşturulan protez çeşitleridir.

Sabit Protezlerin Avantajları
Protezler hasta tarafından çıkartılamadığı için gizlidir.
Genellikle hareketli bir protezden daha doğal ve estetiktirler.
Hareketli protezlerden daha iyi çiğneme sağlarlar.
Damağın arkasına ya da dilin altına uzanan protez materyali içermez.

Sabit Protezlerin Dezavantajları
Doğal dişlerin kaybedildiği yerlerde kemik kaybı gelişir.
Köprülere dayanak olacak sağlıklı komşu dişler prepare edilmek zorunda kalınır.
Potansiyel diş eti rahatsızlığı artar.
Dişeti çeklmesi gibi uzun zaman estetiğinde sorunlar oluşabilir.
Köprü etrafındaki bakterilerin toplanabileceği kısımlar yüzünden ağız hijyenini korumak zordur.
Ağız kokuları için potansiyeldir.
Köprü altındaki dişlerde ve köklerinde çürük oluşabilir.

Total Protez
Ağızda dayanak olarak alınacak hiç dişi kalmamışsa, kuvvet iletimi, destek ve tutuculuk protezin doku yüzeyine oturmasıyla sağlanır. Tamamen doku destekli protetik uygulamalar total protez diye adlandırılır.

Overdenture Diş Üstü Protezler
Protez yapılacak kısımla uyumsuzluk yaratacak, aşırı eğri, çarpaşık ve uzamış dişler olduğunda, bu dişleri kaybetmektense boylarının kısaltılarak üzerlerine teleskop kron denen iç içe geçen kronlar ya da hassas tutucular uygulanabilir. Bu gibi dayanak dişin protez içinde kalıp, üzerine hereketli protetik yapının uygulandığı yaklaşımlar Overdenture diş üstü protezleridir. Diş kökünün ağız içinde kalması kemik erimesini önleyecek ve ağız içi algılama özelliğinin korunmasını sağlayacaktır.

Köprü
Birden fazla diş eksikliğinde, eksik alana en yakın dişlerin dayanak olarak kullanılması ile boşlukların telafi edildiği ve daimi olarak ağızda kalan yapılara Köprü denir. Ancak, dayanak olarak kullanılacak dişler sağlıklı ve üzerlerine gelecek kuvvete dayanacak kadar da yeterli mesafede olmalıdır.

Maryland Köprüler
Tek ön diş eksikliklerinde Maryland Köprüler de bir seçenek olabilir. Eksik alanın iki yanındaki dişler kesilmeden sadece arka tarafına gelecek kanatlarla, yüzeysel tutuculuk sağlanarak yapılan uygulamalardır.

Kron
Tek dişi ilgilendiren madde kayıpları ve estetik problemler için Kron yapılır. Dişten ölçü alınarak teknisyene gönderilen model üzerinde teknisyen, önce dayanıklılığı sağlayacak metal alt yapıyı, daha sonra da onun üzerinde estetiği sağlayacak porselen (veya artık daha az tercih edilen akrilik) üst yapıyı hazırlar.

Laminate Kron
Ön dişlerde, renk değişiklikleri, pozisyon, yapı ve şekil bozuklukları ya da dişler arasındaki mevcut aralıklar estetik sorunlara yol açar. Laminate Kron, dişin sadece ön yüzeyinde, mine sınırları dahilinde, çok az bir preparasyon uygulanarak yapılan protetik yaklaşımdır. Dolgu teknolojisinin ve yapıştırma mekanizmalarının son yıllardaki gelişimi sayesinde, dolgu malzemeleri ile de laminate uygulamalar yapılmaktadır. Diş gıcırdatması, derin örtülü kapanış, yetersiz kron boyu ve mine kalınlığı olduğu durumlarda geleneksel kron yaklaşımına dönülmelidir.

Full Porselen Kron
Ön dişlerde metalin alttan yaptığı opak yansıma dezavantajı, gelişen teknoloji sayesinde metal desteğin kullanılmadığı, tamamen porselenden yapılan Full Porselen Kron uygulamalarını ön plana çıkarmıştır.

Teleskop Kron
Protez yapılacak kısımla uyumsuzluk yaratacak, aşırı eğri, çapraşık ve uzamış dişler olduğunda, bu dişleri kaybetmektense boylarının kısaltılarak üzerlerine teleskop kron denen iç içe geçen kronlar ya da hassas tutucular uygulanabilir.

Onley-İnley
Onley-İnley, dişte madde kaybı aşırı olduğu durumlarda, madde kaybının telafisi için labaratuvarda hazırlanan büyük dolgu karakterinde yaklaşımlardır. Madde kaybı, dişin 3/4 ünden az ve çiğneyici sivrilikleri(cusp) kaybolmamışsa inley, madde kaybı 3/4 ünden fazla ise ve bu kayıp, cuspları da içeriyorsa onley yapılır.

Estetik Diş Hekimliği Uygulamaları
Seramik ve kompozit inley dolgular (laboratuvarda hazırlanan estetik dolgular)

Laminat vener (diş ön yüzünün porselen ile kaplanması)empress2 inceram hıceram

led ışığıile beyazlatma
Evde yapılan beyazlatma (home bleaching)

Metalsiz seramik kuron
Diş İmlantları Uygulamaları
Tek diş eksikliğinin implant yardımı ile giderilmesi (köprü protezler yerine)
Birden fazla diş eksikliğinin implantlar üzerine sabit protez yapılarak giderilmesi (takılan çıkartılan "çengelli protezler" yerine)
Total dişsizliğin, damak yerine, implantlar üzerine sabit protezler yapılarak giderilmesi
Bir Günde Diş: Alt total protezlerin, damak yerine, bir günde sabit protezler haline getirilmesi






ortodonti1.jpg

Ortodonti Uzmanlığı Uygulamaları
Çocuklarda ve erişkinlerde diş dizilim (çapraşıklık, açıklık gibi) bozukluklarının düzeltilmesi
İskeletsel çene bozukluklarının düzeltilmesi
Parmak emme, kalem ısırma gibi alışkanlıkların tedavisi

Ortodontik tedavi nedir?
Ortodonti, erken yaşlarda meydana gelen veya tedavide geç kalındığı için ileri yaşlarda görülen diş bozukluklarının tedavisini içermektedir.

Ortodontik tedavi genellikle 9-14 yaş civarında başlar. Ancak, Amerikan Ortodonti Derneği, süt dişlerinin gelişmesi ve yerlerini kalıcı dişlere bırakması sürecinin kontrol altına alınması amacıyla tüm çocukların 7 yaşından önce ortodontistle tanışmaları gerektiğini tavsiye etmektedir. Bu sayede olası ortodontik problemler daha erken teşhis edilip daha kolay çözüme kavuşacaktır.


Ortodontik tedavinin uzun vadeli yararları
Ortodontik tedavinin kişinin görünümünü iyileştirebildiği için kendine güveni artırdığı gözlemlenmiştir. Ortodontik tedavi, dişleri olması gereken hizaya koyarak aynı zamanda ağız sağlığını iyileştirir. Bu sayede gelecekte oluşabilecek diş çürümeleri, dişeti hastalıkları ve hatta diş kayıpları önlenebilir. Diğer faydaları arasında daha rahat çiğneme, daha az diş aşınması ve bazı yüz ve çene ağrılarının giderilmesi vardır.


Ortodontik tedavi gerektiren durumlar
Dişler arasında boşluk olması, dişlerin çarpık, sıkışık durması, bazı dişlerin dışarıya doğru çıkıntı yapması ortodontik tedavinin gerekliliğini gösteren durumlardır. Ayrıca çiğnemede güçlük, alt veya üst çenenin öne çıkması, ağızdan nefes alma, dili ön dişlere bastırma, parmak emme alışkanlığı ve çene kemiğinden gelen çıtırtı ve benzeri sesler de ortodontik tedavinin gerekliliğini gösteren belirtilerdir.


Ergenlik çağındaki hızlı büyümenin ortodontide önemi
Ergenlik dönemi, yüzün en çok değişiklik geçirip geliştiği dönemdir. Bu dönemde yapılan ortodontik tedavide ortodontist hastanın yüz gelişimini uygun bir şekilde etkileyebilir. Yüz kemiklerinin gelişimi tamamlandıktan sonra kemik bozukluklarının düzeltilmesi genellikle cerrahi müdahele gerektirir.


Lingual ortodonti


Lingual ortodonti, dişlerin dil tarafına yapıştırılan braketler ile yapılan ortodontik tedavi şeklidir. Hızla gelişen teknoloji sayesinde, günümüzde daha da sık uygulanan bir tedavi haline gelmiştir.

Lingual ortodontik tedavi, braketler ve tellerin hiç görünmemesi nedeniyle, özellikle erişkin hastalar için en estetik yaklaşımdır.


Tedavinin süresi
Ortodonti tedavisinin süresi her hasta için farklıdır. Bazı durumlar (dişlerdeki ufak dönmeler gibi) kolaylıkla düzeltilebilir. Büyük boşlukların kapatıldığı, çene çıkıklıklarının giderildiği durumlarda tedavi daha uzun sürer. Genelde genç hastaların tedavi zamanları, kalıcı dişlerin çıkmasını beklemeden özel apareyler kullanılarak kısaltılabilir.


Ortodontik tedavide yaş sınırı
Dişleri ve dişleri tutan kemikleri sağlıklı olan herkese ortodontik tedavi uygulanabilir. Çocukluklarında ortodontik tedavi görmemiş bir çok yetişkin, şimdi istediği yaşta bu hizmetten yararlanabiliyor. İleri teknoloji sayesinde artık küçük, şeffaf ve neredeyse görünmeyen braketler kullanılıp, isteğe bağlı olarak dişlerin arka yüzeylerine de braket yapıştırılabilmektedir. Ayrıca günümüzde, ileri cerrahi yöntemler sayesinde yetişkinlerin yüz ve çene kemiklerindeki sorunlar bile giderilebilmektedir.


Diş çekimi (normal - cerrahi - gömük)
Yirmi Yaş Dişleri
Yirmi yaş dişleri, genellikle 15-20 yaşları arasında ağızdaki yerlerini almaya başlarlar. Ancak çenelerde bu dişler için yeterli yer bulunmadığı durumlarda süremeyip, dişeti altında ya da çene kemiği içinde gömülü olarak kalırlar.
Niçin çıkarılmaları gerekir?
Kısmen sürmüş bir yirmi yaş dişinin enfeksiyona ve çevre dişlerde çapraşıklığa yol açması sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Daha ileri durumlarda, gömülü dişi çevreleyen kapsül, kistik bir oluşuma dönüşüp çene kemiğini eritebilir.
Bu aşamada da tedavi edilmeyen durumlarda, kistten kaynağını alan ve daha komplike cerrahi işlemler gerektirecek olan tümöral oluşumları izlenebilir.
Rahatsızlık vermeyen 20 dişleri de çıkarılmalı mıdır?
Gömülü bir yirmi yaş dişinin sorun çıkarıp çıkarmayacağı önceden kestirilemez. 20 yaş dişleri en fazla sorun çıkaran dişlerdir. Özellikle tam ya da yarım gömülü kaldığında bir kiste ya da iltahaplanmaya neden olabileceği gibi, diğer dişleri öne doğru iterek dişlerde eğrilik ve çarpılmalara yol açabilir. Genellikle biz çene cerrahları 20 yaş dişlerini birer '' saatli bomba'' ya benzetiriz. Uzun bir süre sessiz kalıp aniden yüzde bir şişmeye, çenelerin kilitlenmesine ya da şiddetli bir ağrıyla şikayete yol açabilir. Bu nedenle bu tip dişlerin kontrol edilmesi ve gerekli ise çekilmesi gerekir. Bu dişlerin çekimi küçük bir ameliyatla gerçekleştirilir. Ancak sorun belirdiğinde tedavi, sorunsuz dişlere oranla daha ağrılı ve daha komplike olabilir. Gömülü yirmi yaş dişinin enfeksiyonunun en sık sebep olduğu rahatsızlıklar ağrı, çene köşesinde şişlik, ağız açıklığında kısıtlılık ve yutkunmada zorluktur.

_st__ene.jpg

alt__ene.jpg

sa_l_kl__di_.jpg

KANAL TEDAVİSİ
Hastalarımız açısından dental işlemler arasında en korkutucu ve anlaşılması zor tedavi genellikle kanal tedavisidir.

Kliniğimizde yaptığımız endodontik tedavi prosedürünün ana hatlarını burada özetleyerek, hastalarımızın kanal tedavisi konusundaki merak ve korkusunu gidermeyi amaç edindik.
Endodonti (kanal tedavisi) Uzmanlığı Uygulamaları

Tek ve çok köklü dişlerin kanal tedavileri

Abseli ve gangrenli dişlerin kanal tedavileri

Kök ucu cerrahi girişimleri (apikal rezeksiyon)

Dişin içten ağartılması (internal bleaching )

Diş Anatomisi
Kök kanal tedavisinin işleyişini anlayabilmek için, öncelikle kısaca diş anatomisini anlamaya ihtiyacımız var.
Dişin dişetinin yukarı bölgesinde görünen kısmına 'kron';
ağızda görünmeyen ve kemik içinde kalan kısmına ise 'kök' adı verilir. Bir diş, kemiklerimiz gibi birkaç tabakadan oluşur.En dış katman; dişeti sınırının üzerinde görülen kısım 'mine' adını alır.
Mine vücudumuzdaki en sert ve mineralize olmuş maddedir. Dişeti sınırının altında 'sement' adı verilen madde kök yüzeyini kaplar.
Mine ve sement tabakalarının altında ise 'dentin' adı verilen bir yapı mevcuttur. Dentin de hemen hemen kemik kadar sert olmakla birlikte, minenin aksine sinir uçlarını içinde bulunduran bir yapıdır.
Dentinin bir alt yapısı ise 'pulpa' adını alır.
Pulpa küçük ve büyük kan damarları, bağ dokusu, sinir fibrilleri, ve çeşitli hücrelerden meydana gelir. Bir dişin büyüme ve gelişmesi sırasında pulpanın görevi onu beslemektir. Bir diş tamamen geliştiğinde, pulpanın tek fonksiyonu ise; ağrıyı ileterek zarar gördüğünü ya da enfekte olduğunu (iltihaplandığını) haber vermektir.

Bazen pulpa iltihaplanabilir. Bu durumda kök kanal tedavisi ile pulpanın çıkarılması gerekirç.
Kanal tedavisi böyle bir dişi ağızda tutmanın tek yoludur. Gelişimini tamamlamış bir diş, pulpası olmadan da fonksiyonunu başarıyla sürdürebilir.

Pulpa nasıl enfekte olur?
Pulpanın enfekte olmasının yani ltihaplanarak zarar görmesinin en genel yolu tedavi edilmemiş çürüklerdir. Her insanın ağızının içinde bir miktar bakteri mevcuttur ve bunlar normal şartlarda herhangi bir zarar vermezler. Fakat bazıları karbonhidrat (şeker) içeren yiyecek ya da çecekleri metabolize ederek (yani parçalayarak) asit çıkarırlar. Bu asitler de mine ve dentine zarar verir.Bu şekilde oluşan çürükler tedavi edilmeden bırakıldığında, bakteriler dentinin altındaki pulpa (sinir) dokusuna kadar ilerleyerek, onun açığa çıkmasına ve iltihaplanmasına sebep olurlar.
Pulpa ayrıca dişe gelen bir travma sonucu da enfekte olabilir. Dişe gelen şiddetli bir darbe sonucu, çene kemiği yoluyla dişe iletilen kan dolaşımı kesilebilir ve böylece pulpa dokusu zamanla canlılığını kaybeder. İlginç bir nokta var ki; mine ya da dentin seviyesindeki bir diş kırığında kanal tedavi gerekliliği azalabilir. Çünkü kırık dişe doğru kan akımını hızlandırarak travmaya abzorbe edici (karşılayıcı) bir görev görebilir.
Pulpanın enfekte olmasının bir başka yolu da diş çevresinde uzun süreli periodontal (dişeti ve çevresi) hastalığın bulunmasıdır. Bakteriler iltihaplı dişeti yoluyla kök yüzeyine açılan minik yan kanallardan dişin pulpasına ulaşarak 'retrograd enfeksiyon' dediğimiz iltihaplanmaya yol açarlar.
*Dişin enfekte olmasının yolu ne olursa olsun, sonuçta pulpa dokusu canlılığını yitirir ve zamanla dişi çevreleyen çene kemiği bölgesinde ağrılı bir apseye yol açabilir.

Bir dişin enfekte olduğu nasıl anlaşılır?

Dişte soğuk ve sıcak yiyecek ve içeceklere karşı uzun süreli hassasiyetler oluşuyorsa, ısırma ile ağrı duyuluyorsa bir enfeksiyon varlığından söz edilebilir.
Aynı zamanda herhangi bir ağrı olmaksızın dişin renginin ciddi şekilde değişikliği veya çevre dişeti dokularında oluşmuş şişlik bir dental enfeksiyon işaretidir.
Bazı durumlarda bu gibi hiçbir belirti olmaksızın dental ve radyografik muayeneler sonucu elde edilen bulgular dişin kök-kanal tedavisi görmesi gerektiğini ortaya çıkarabilir.

Bir dişin enfeksiyonunda antibiyotik kullanım ne ölçüde gereklidir?
Bir diş iltihaplandığında ya kanal tedavisi ya da çok ileri harabiyet durumlarında o dişin çekimi düşünülebilir. Pulpanın ölümüyle dişin tüm yapısı bakteriler için ideal ortam oluşturur. Gereken durumlarda vücudun savunma sistemini ve enfeksiyonla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla hekiminiz size antibiyotik verebilir.

*Normal şartlardaki bir kanal tedavisi sırasında antibiyotik kullanımına gerek yoktur.

Kök kanal tedavisi sırasında ve sonrasında ağrı duyar mıyım?
Kök kanal tedavisi hem hekim hem de hasta açısından sabır ve özveri gerektiren bir tedavidir. Hekimin en önemli görevi, işlem sırasında hastasını mümkün olduğu kadar rahat ettirmek ve ağrı duymasını önlemektir.Bu nedenle hekimin gerekli gördüğü durumlarda tedavi öncesi söz konusu diş ve çevresine anestezi uygular. Elde edilen uyuşukluk sayesinde hasta hiçbir ağrı duymaz ve hızlı bir şekilde tedavi tamamlanır.

Her dişin kök sayısı birbirinden farklı mıdır?
Ağızın ön bölgesinde bulunan kesici ve kanin dişlerin genellikle 1 kökü ve bunun içinde 1 kanalı bulunur. Ağızın yan tarafındaki küçük azı dişlerinin çoğunlukla 2 kök ve 2 ya da 1 kanalları mevcuttur.Üst çenedeki büyük azıları genelde 3 kök ve 3 ya da 4 kanalları varken, alt çenedeki büyük azıların 2 kök ve 3 ya da 4 kanalları bulunur.

*Tüm bu sayılar birer genellemedir. Bazen fazladan birtakım kök ve kanalların bulunması da mümkündür.

Kök kanal tedavisi hangi aşamaları kapsar?

1. Lokal anestezi yapılması: diş ve çevre dokuların uyuşturulması.
2.dişte varsa çürüğün temizlenerek kök kanallarının açılması.
3.Radyografi (röntgen) çekilerek kanal uzunluğunun tespit edilmesi.
4.Kök kanallarının içeriğinin (pulpa dokusunun) çıkarılarak temizlenmesi.
5.Çeşitli el aletleri ve döner aletler kullanarak kök kanallarının şekillendirilmesi.
6.Kök kanallarının dezenfeksiyonu: mikroorganizmalardan arındırılması.
7.Kök kanallarının doldurulması.

*Kök kanallarının doldurulmasının amacı orjinal olarak pulpanın doldurduğu kanal boşluğunun hermetik olarak doldurularak mikroorganizmalara ve doku likitlerine karşı bir bariyer oluşturmaktır. Böylece diş cansız olmasına rağmen ağızda varlığını başarıyla sürdürebilir.

Kanal tedavisi sonrasında ağrı duyar mıyım?

Tedavi sonrasında dişte hafif ağrı ve hassasiyet şikayetleri görülebilir, ama bu durum geçicidir. Bu durumda en iyi çözüm o dişin bulunduğu tarafı birkaç günlük süre boyunca efektif olarak kullanmamaktır. Kısa bir zaman sonra hassasiyetin ortadan kalktığı görülecektir.

Kök kanal tedavisinin başarısız olduğunu nasıl anlayabilirim?

Doğru yapılmış kanal tedavilerinin başarı oranı %90-95 arasındadır. Eğer tedavi sırasında kökler içinde pulpa dokusu kaldıysa (varolan ve atlanan bir kanalın tedavi edilmemesi sonucu olabilir.), kök kanal dolgusunun iyi yapılmadığı durumlarda kanal içerisine mikroorganizmaların sızıntısıyla , işlem sırasında perforasyon (delinme) gibi nedenlerle dişin zarar görmesiyle ya da kökler arası bölgede kırıkların oluşmasıyla kök kanal tedavisi başarısız olabilir. Çoğu vakalarda başarısız bir kanal tedavisinden sonra ısırırken ağrı meydana gelir.
Kök kanal tedavisinin başarısızlığı durumunda ne yapılır?
Çoğunlukla kanal tedavisi yenilenerek, varsa hata giderilerek çözüme ulaşılır. Eski kanal dolgusu çıkarılır, dişin kanalı tekrar şekillendirilerek temizlenir ve yeniden doldurulur. Eğer bu işlemle de sonuç alınamıyorsa 'kök ucu rezeksiyonu' adı verilen cerrahi müdahale uygulanır. Bu işlem sırasında diş köküne ulaşılır; bu bölge ve çevresi cerrahi olarak temizlenir ve kapatılır. Eğer cerrahi müdahale ile de çözüme ulaşılamıyorsa; o dişin çekimi uygun görülebilir.

Periodontoloji (diş eti) Uygulamaları
Diş eti hastalıkları tedavisi ve operasyonları

Electrosurgery ile diş eti hastalıkları tedavisi

Diş taşı temizliği
Tedavi Hizmetlerimiz / Periodontoloji
(Dişeti Hastalıkları)

Sağlıklı Dişeti
Portakal kabuğu gibi hafif pürüzlü, diş ile olan sınırı düzgün bir hat halinde, mat ve mercan pembesi renkli bir görünümdedir. Sağlıklı dişeti fırçalamada ve sondalamada kanamaz.

Gingivitis Nedir?

Dişetleri sağlıklı olduklarında genellikle soluk mercan pembesi renginde, sıkı kıvamlı ve portakal kabuğu görünümündedir.
Eğer dişler düzenli olarak fırçalanmaz ve ağız hijyeni sağlanmaz ise dişin üzerinde mikrobial dental plak birikimi olur. Plak diş yüzeyinde ve diş aralarında oluşan, bakteri ihtiva eden yapışkan bir tabakadır.

Periodontitis nedir?

Genellikle tüm vakalarda periodontitis, gingivitis ile başlar. Eğer gerekli tedavi yapılarak oral hijyen sağlanmazsa gingivitis ilerleyerek periodontisise dönüşür.
Diş yüzeyinde biriken ve temizlenmeyen plak ve diştaşı zamanla dişetlerinde iltihaplanmalara neden olur. Dişeti çekilmesi ve bunu takiben kemik yıkımı meydana gelir. Buna Periodontitis denir.
Dişte kemik kaybının olması dişin destek dokularının azalması anlamına gelir.Bu kemik kaybının kontrol altına alınmaması nedeniyle diş kaybedileblir.

Periodontitisin belirtileri şunlardır;
Kemik kaybına ve dişetlerindeki şişliğe bağlı olarak cep derinliğinde artış.
Dişetlerinde kızarıklık, sondalama veya fırçalama sırasında kanama.
Dişi çevreleyen kemik seviyesinin azalması yani kemik yıkımı.
Belirgin bir ağız kokusu.
Diş ve dişetlerinde ağrı.
Kontrol altına alınamayan periodontal hastalıklar erişkin populasyondaki diş kayıplarının en önemli nedenlerindendir.

İltihaplı Dişeti
Ödem nedeniyle parlak yüzeyli ve şiş, diş ile olan sınırı düzensizdir. Sürekli bir ağrı olabilir. Fırçalama sırasında, yemek yerken ve sondalamada kanama olur. Dişetindeki bu iltihap rahatsız edici bir ağız kokusuna da neden olur.

Dişeti İltihabının Nedenleri
Mikrobial dental plak ve diş taşı birikimi
Ağız bakımının bakımsız olması, oral hijyenin gerektiği gibi sağlanamaması.
Bazı vitaminlerin eksik olması
Bedensel rahatsızlıklar nedeniyle ağız bakımının sağlanamaması
Bazı otoimmun rahatsızlıklar
Dişeti Çekilmesinin Nedenleri
İleri derecedeki dişeti iltihabı
Dişeti ve plak birikimi
Aşırı ve yanlış kuvvet uygulayarak hatalı diş fırçalama
Uygun şekilde yapılmamış dolgular ve kuronlar
Dişeti İltihabınn Genel Belirtileri
Dişetinde kendiliğinden, sondalama ile veya diş fırçalarken kanama olması
Dişetinde kırmızılık
Dişetindeki şişlik nedeniyle, sağlıklı dişetindeki portakal kabuğu görüntüsünün kaybolması
Diş ve dişetinde hafif ağrı veya rahatsızlık
Dişeti çekilmesi
Ağız kokusu

Dişeti İltihabının Dereceleri

1-Gingivitis:Dişetindeki kızarıklık, portakal kabuğu görüntüsünün bozulup, ödemli parlak bir görüntünün oluşması, fırçalama ya da sondalama sonrasında kanama.

2-Periodontitis(Erken Dönem):Dişetindeki kızarıklık, şişlik, hafif ağrı, spontan veya fırçalarken kanama, hafif derecede ağız kokusu. Bu hastalarda belirgin bir diş taşı ve plak birikimi vardır.

3-Periodontitis(Gelişmiş Dönem):Dişetindeki kızarıklık, şişlik, fırçalamada şiddetli kanama, ağrı, rahatsız edici düzeyde ağız kokusu, dişetlerinde çekilme ve kemik kaybı vardır. Bu hastalarda yoğun bir diş taşı birikimi söz konusudur. Ayrıca kemik kaybına bağlı olarak dişlerde hafif sallanma görülür.

4-Periodontitis(İleri Dönem):Dişetlerinde morumsu-kırmızı bir renk değişikliği, spontan veya fırçalama ile kanama, apseler ve şiddetli ağız kokusu, dişetlerinde çekilme, ciddi kemik kayıpları. Bu hastalarda yoğun bir diş taşı birikimi vardır; ayrıca, kemikte meydana gelen aşırı yıkım nedeniyle dişler mobildir ve çekilmeleri gerekebilir.

Dişeti İltihabının Tedavisi


Dişetlerindeki iltihabın akıtılarak dişetlerinin rahatlatılması
Yüzeysel diş taşlarının tamamen temizlenmesi
Derin diş taşlarının tamamen temizlenmesi ve subgingival küretaj
Oral hijyen eğitimi verilip, doğru diş fırçalama yöntemlerinin öğretilmesi
İlerlemiş vakalarda vitamin ve antibiyotik kullanımı
Dişetinin iltihaplı kısımlarının cerrahi işlemlerle çıkartılması (gingivektomi, papillektomi)

Kemik kaybının olduğu bölgelere, cerrahi yöntemlerle biomateryal ya da membran uygulayarak kaybolan kemik dokusunun yerine getirilmeye çalışılması
Dişeti çekilmesi olan bölgelerin flap operasyonu gibi cerrahi işlemlerle düzeltilmeye çalışılması

sinus1.jpg

Sinus Lifting
Üst çenelerde, dişlerin hemen üstünde bulunan anatomik boşluklara maksiller sinüs adı verilir.
Maksiller sinüsler hayat boyu büyümelerini sürdürürler.
Sinüslerin hacmindeki artış, üst çenelerdeki kemik hacminde azalmaya yol açar.
Fizyolojik olarak kabul edilebilecek bu kemik kayıpları, implant uygulamalarına olanak tanımayacak boyutlara ulaşabilir. Bu durumda, eğer implant terapisi uygulanacaksa,

Sinüs Lifting adı verilen,
sinüslerin hacmini azaltıp, kemik hacmini artırmaya yönelik özel bir cerrahi müdahale uygulanmalıdır.
Hastanın isteğine göre lokal ya da genel anestezi altında uygulanabilen bu operasyon ile çene kemiği ile sinüs mukozası arasına kemik partikülleri yerleştirilir ve takip eden altı aylık sürede kemik oluşumu beklenir.
Bu amaçla hastanın kendi vücudundan alınacak kemikler kullanılacağı gibi, kemik bankalarından elde edilecek kemik ile inorganik materyaller de kullanılabilir. Kemik oluşumu tamamlandıktan sonra ise rutin implant uygulamalarına geçilir.

Alveol Kemiği Ogmentasyonu (Genişletme)

Diş çekimlerinden sonra, uzun dönemde karşılaşılan en büyük problemlerden biri çene kemiklerinde görülen erimedir. Diş kayıplarının tedavisi, implant uygulamaları ile giderilecekse kemik yüksekliği ve hacmi daha da önem kazanır. Implant uygulaması, belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığını gerektirir.
Erken yaşta diş kayıpları ya da yoğun dişeti iltihabı sonucu kemik hacminde oluşan azalmaları kemik onarımları ile giderilebilir. Bu onarımlar, hastaların kendi vücutlarından alınan kemik ile gerçekleştirilebildiği gibi, inorganik materyaller de aynı amaçla uygulanabilir.




dundarozbaylar@dentalesthetic-implant.com

E-Mail : dentalesthetic-implant@hotmail.com